Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/13776 E. 2014/18506 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13776
KARAR NO : 2014/18506
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2014
NUMARASI : 2013/344-2014/186

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı Vakıflar İdaresinin çekişme konusu 73 parsel sayılı taşınmazın Kadı İlyas Bey Vakfından mukataalı olduğunu, kayıt maliki Mustafa oğlu Süleyman’ın bulunamaması nedeniyle İzmir Defterdarının Kayyım olarak atandığını, taşınmazın aslının vakıf olduğunu ve 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca vakfı adına tescili gerektiğini ileri sürerek değer gösterilmeksizin ve harç yatırılmaksızın eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davanın belirtilen niteliğine göre taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür harca tabi davanın açıldığının kabul edilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 118 ve 120. maddeleri gereğince başvurma harcı ile nisbi karar ve ilam harcının peşin alınmasının yanı sıra, davaya devam edilip, karara bağlanarak çekişmenin giderilebilmesi açısından 6100 sayılı HMK’nin 120. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve harcın alınması zorunludur.
Hemen belirtilmelidir ki, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (res’en) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 Sayılı Kanunun 32. maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe takip eden işlemlerin yapılamayacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan, Vakıflar İdaresi 5018 sayılı yasa uyarınca hususi bütçeye tabi olup, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesindeki “… Tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim,harç ve katılım payından istisnadır.” hükmünün yargı harçlarını kapsamadığı, dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün harçtan muaf olmadığı Hukuk Genel Kurulu’nun 24.12.2008 tarih 18-777 esas ve 2008/788 sayılı kararı ile benimsenmiştir.
Bu durumda, davacı Vakıflar İdaresinin harç yatırmaksızın dava açtığı ve yargılama sırasında harç ikmal edilmediği halde, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, davacı idareye harç ikmali yaptırılması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; kayıt maliki Mustafa oğlu Süleyman’a Defterdarın kayyım olarak atanmasına ilişkin İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2012 tarihli ve 2012/1728 Esas, 2012/1861 karar sayılı ilamının hüküm kısmında “… yapılacak kamulaştırma işlemlerinde temsil etmek üzere” ibaresi yer aldığı nazara alınarak ayrıca yönetim kayyumu yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, yeniden yönetim kayyımı tayini gerekip gerekmediğinin değerlendirilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması da isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.