Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/14722 E. 2014/16470 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14722
KARAR NO : 2014/16470
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ : AYDIN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2013
NUMARASI : 2009/627-2013/174

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonunda, yerel mahkemece, itirazın iptali isteğinin kabulüne, icra inkar tazminatı isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-

Dava, itirazın iptali ile icra , inkar tazminatı ödenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, itirazın iptali isteğinin kabulüne; icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı idarenin davalının 2273 parsel sayılı taşınmazın 23 m2 ‘lik bölümünü trafo binası olarak kullandığı iddiası ile Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2009/ 11588 esas sayılı dosyasıyla 11.267.00 TL ecrimisil için takip başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durması üzerine eldeki davanın açıldığı; gerek takip dosyası, dava dilekçesi gerekse dosya kapsamında alınan beyanlarda ve talimatla yapılan keşif ve bilirkişi raporunda dava konusu olarak Aydın ili Didim ilçesi Karakuyu mevkiinde yer alan 2273 parsel sayılı taşınmazın bildirildiği ancak Dairenin 13.01.2014 tarihli geri çevirme kararıyla getirtilen kayıtta, 2273 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kat mülkiyeti kütüğüne taşınmakla kapatıldığı bu parselden oluşan 603 ada 3 parsel sayılı taşınmazda ise davacının kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle malike ödemekle yükümlü olduğu en azı kira geliri, en çoğu ise mahrum kalınan gelir kaybı olan bir tür haksız kullanım tazminatıdır. Açıklanan bu tanıma göre, ecrimisil istenebilmesi için öncelikle, dava konusu taşınmaz üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkın bulunması gerektiği açıktır.
O halde, dava konusu edilen 2273 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir hakkı bulunmayan ve yargılama sırasında da maddi hata ve benzeri bir talep ileri sürmeyen davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur.
Hal böyle olunca, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.