Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/15657 E. 2014/17397 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15657
KARAR NO : 2014/17397
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı … 6. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.03.2013 gün ve 2012/472 esas 2013/162 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 07.11.2013 gün ve 12998-15376 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı; 8 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün yapılan icra takibi sonucunda gerçekleşen ihaleden satın alınıp 20.10.2011 tarihinde banka adına tescil edildiğini, 04.04.2012 tarihinde de dava dışı kişiye satıldığını, davalının haksız olarak taşınmazı kullandığını ve ödeme yapmadığını ileri sürerek malik olduğu dönem için 19.250TL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Davacı banka lehine çekişmeli taşınmaza 17.04.2008 tarihinde ipotek konulduğu, ipoeğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi sonucu 09.09.2011 tarihinde 1. açık artırmada alacağa mahsuben satın alındığı, 20.10.2011 tarihinde davacı banka adına tescil edildiği, 04.04.2012 tarihinde dava dışı kişiye satıldığı, davalının dava dışı önceki malik … Ltd Şti. ile 01.10.2008 tarihinde kira sösleşmesi yaptığı, … 8.İcra Müdürlüğünce gönderilen taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin davetiyenin usulüne uygun olarak 13.02.2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının 7 günlük süre içinde 20.02.2012 tarihinde tahliye emrinin iptali isteğiyle şikayette bulunduğu, … 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 09.05.2012 gün 2012/117E-2012/325K sayılı kararıyla şikayet isteğinin reddedildiği, davacı bankanın 20.10.2011 ila 04.04.2012 tarih aralığı için 19.250TL ecrimisil isteğiyle eldeki davayı açtığı, mahkeme anılan dönem için 19.133TL ecrimisile hükmedildiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK’nin 705.maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”
2004 sayılı İİK’nin 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” denilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihale tarihinde kazanmış olur.
2004 sayılı İİK’nin 135/2. maddesinde ise “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur” denilmiştir. Anılan yasa hükmü ihale yoluyla satılan taşınmazın kayıt maliki dışındaki üçüncü kişiler tarafından işgali halinde uygulanma olanağı bulmaktadır. Alıcıya ihale edilen taşınmaz kayıt maliki dışındaki kişi/kişiler tarafından işgal edilmekte ise İİK’nin 135/2 maddesindeki açıklamaları içeren ihtarnamenin işgalciye gönderilerek 15 günlük süre tanınması ondan sonra ecrimisil isteğinde bulunulması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta davalı kayıt maliki olmayıp davacı banka lehine tesis edilen ipotek tarihinden sonraki tarihli ve önceki malik ile yapılan resmi nitelikle olmayan kira sözleşmesine istinaden taşınmazı kullandığından 2004 sayılı İİK’nin 135/2. maddesi uyarınca ihtarname keşide edileceği kuşkusuzdur. Anılan yasal düzenleme uyarınca taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin tebligat usulünce 13.02.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, 15 günlük süre 28.02.2012 tarihinde dolmuştur.
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Bu durumda, davalının 29.02.2012 tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazı haksız olarak kötüniyetle elinde bulundurduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece 29.02.2012 ile 04.04.2012 tarih aralığı için bilirkişi incelemesiyle berilenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Anılan bu husus davalı vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin HUMK.’nun 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin 07.11.2013 gün ve 2013/12998E-2013/15376K sayılı onama kararının açıklanan nedenlerden dolayı ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 22.03.2013 gün ve 2012/472E-2013/162karar sayılı hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.