Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/16818 E. 2014/16697 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16818
KARAR NO : 2014/16697
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : REŞADİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2013
NUMARASI : 2013/11-2013/254

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ile davalı .. Köyü Tüzel Kişiliği tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece ”…çekişmeli taşınmazın tarla niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, yapılan uygulama sonucu alınan teknik bilirkişi raporunda da sözü edilen “kaptaş kuyusunun ve döşenen boruların” yanlar arasında paylı mülkiyet üzere olan 10 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı sabit olduğuna göre; taşınmaz içerisinde böylesine bir işlem yapılması, TMK’nun 692. maddesinde sözü edilen “Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan işlere girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması niteliğinde olup oybirliği ile aksı kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlı olacağı ” kabul edilmelidir ve davalıların keşfen belirlenen tasarruf şeklinin davacıların çekişmeli bölümlerdeki mülkiyet hakkını kısıtladığı da tartışmasızdır. Hal böyle olunca; davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.” gerekçesi ile bozulması üzerine, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı C.. G.. hakkında açılan davanın kendisi tarafından bizzat yahut kendi yararına yapılmış bir müdahale olmadığı gerekçesi ile reddine, davalı ..Köyü Tüzel Kişiliği hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacılar vekili ve davalı .. Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davalı … Köyü Tüzel Kişiliğinin çekişmeli 102 ada 10 parsel sayılı taşınmaza elatmasının önlenmesine ve taşınmaz içerisindeki kaptaj ile su borularının kal’ine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü meydana gelir. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında ki esaslar çerçevesinde işlem yapma zorunluluğu getirir. ( 09.05.1960 T, 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, HGK 29.05.2002 T, 7- 444/463 E.K sayılı kararı).
Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve13/5 sayılı ve 09.05.1960 T, 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında; usuli kazanılmış hak, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri yararına, diğerinin ise aleyhine doğmuş ve mahkemece uyulması zorunlu bir hak olarak tanımlanmıştır.
Ne var ki; mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gereğinin öteki davalı olan C.. G.. bakımından yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Keza, Daire bozma kararında açıkça davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
O halde; mahkemece davalı C.. G.. hakkında açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davalı C.. G.. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.