YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17001
KARAR NO : 2014/16328
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2014
NUMARASI : 2013/576-2014/313
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, 956, 1833, 2272, 3030 ve 3410 parsel sayılı taşınmazlarda açılan tapu iptali ve tescil davası sonrasında ayrı ayrı 1/5 paya sahip olduklarını, yapılan tüm uyarılara rağmen davalının taşınmazları ekip biçtiğini, davacılara herhangi bir ecrimisil ödemediğini ileri sürerek, ecrimisil isteğinde bulunmuşlar;davalı ise,taşınmazları mirasbırakan babaları Tahsin’den satış suretiyle devraldığını,malik sıfatı ile tasarruf ettiğini,babasının ölene kadar çekişme konusu evde oturup, tarlaları ise kiraya verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu 956,1833,2272,3030 ve 3410 parsel sayılı taşınmazlarda hükmen tescil suretiyle davacıların 1/5 er payının, davalının ise 3/5 payının olduğu kayden sabittir.
Gerçekten de;davacıların davalı aleyhine açtıkları dava sonucunda Havsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.02.2012 tarihli, 2010/165 Esas, 2012/81 sayılı kararı ile, çekişmeye konu 956,1833,2272,3030 ve 3410 parsel sayılı taşınmazların 09.06.2010 tarihinde ölen mirasbırakan tarafından aracı kullanmak suretiyle muvazaalı olarak davalıya temlikinin sağlandığı gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verildiği, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 25.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatı niteliğindedir.
Bilindiği üzere; muvazaa nedenine dayalı olarak verilen kararlar yenilik doğurucu değil, açıklayıcı nitelik taşırlar.
Bu suretle oluşan kararlara konu işlemler yapıldıkları tarihten itibaren butlanla malüldür ve yapılmamış sayılırlar.
Öte yandan, muvazaalı işleme taraf olan, kişinin iyiniyetli olduğundan sözetme olanağı da yoktur. Tarafı bulunduğu işlem yok hükmünde olup, bu suretle oluşan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir.
Ancak, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; tarafların kardeşi olan ve davalı tanığı olarak dinlenen Hanife murisin ölmeden önce tarlalardan iki yıllık icar parasını peşin aldığını,murisin ölene kadar çekişme konusu evde oturduğunu belirtmiş;davacı tanıkları da murisin ölene kadar anılan evi kullandığını beyan etmişlerdir.
Öyle ise; tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çekişme konusu ev için murisin ölüm tarihinden dava tarihine kadar; tarlalar için ise, murisin ölümünden sonraki iki yıllık kirayı peşin olarak alıp almadığının kesin olarak saptanması ve bu saptama uyarınca dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisilin tahsiline karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalının belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.