Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/17702 E. 2016/5402 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17702
KARAR NO : 2016/5402
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE TAZMİNAT VE ECRİMİSİL

Taraflar arasındaki davadan dolayı ….Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 4.2.1992 gün ve 820-50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.

-KARAR-

Dava temliken tescil olmadığı taktirde elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 36838 ada 8 parsel sayılı 103 m2 yüz ölçümündeki arsa nitelikli taşınmazda davalıya ait binanın yer aldığını davalı tarafça rayiç bedelin ödenmesi halinde çekişme konusu taşınmazın davalı adına tesciline, ödenmemesi halinde enkaz bedeli karşılığında muhdesatın davacıya aidiyetine , bu isteklerinin de kabul edilmemesi halinde elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamış duruşmada çekişme konusu taşınmazın bulunduğu arsayı tapusuz iken dava dışı … isimli kişiden satın aldığını ve üzerine bina yaptığını arsa bedelini ödeyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne davacı tarafından depo edilen 900,00 TL muhdesat bedelinin davalıya ödenmesine, çekişme konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki, evin davalıya ait olduğuna ilişkin şerhin terkinine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın 27/05/1991 tarihinde açıldığı, 04/02/1992 tarihinde karar verildiği ve taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 26/10/1992 tarihinde kararın kesinleştiği, yargılamanın 02/07/1991 tarihinde yapılan ilk celsesinde davalı asil yerine başka bir şahsın katıldığı, davalının kimlik kontrolünün yapılmadığı ve bu duruşma tutanağında bulunan imzanın davalıya ait olmadığı ayrıca gerekçeli kararın davalıya Tebligat kanunu 35. Maddesine göre tebliğine ilişkin işlemin usulsüz olduğu ileri sürülerek davalı vekili tarafından 2009 yılında….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/399 E. sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesinin istendiği, mahkemece 20/09/2011 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve talep üzerine dosyanın yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildiği, yapılan yargılama sonunda; adı geçen mahkemenin 03/04/2012 tarih, 2012/115 E. , 2012/91 K. sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi isteğinin reddine karar verildiği bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ve 24/12/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ne varki ; HUMK’un 432. Maddesi uyarınca temyiz süresi 15 gündür. Gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilse bile, davacı taraf yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunduğu 2009 yılında davadan haberdar olduğundan, harcını yatırıp kararı temyiz ettiği tarih itibariyle bütün süreler geçmiştir.
Bu durumda; 15 günlük yasal temyiz süresi geçtiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi ve 01.06.1990 tarihli, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının temyiz isteminin REDDİNE, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.