YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18051
KARAR NO : 2016/6405
KARAR TARİHİ : 25.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu,açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 115 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki fındık mahsulünü davalının topladığını ve bina yapmak amacıyla taşınmazdaki fındık ağaçlarını kestiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında dava dilekçesinde 113 ada 7 ve 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar yerine sehven 115 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yazıldığını bildirip ıslah suretiyle anılan parseller bakımından elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, davacının bildirdiği yeni parsellere muvafakatının bulunmadığını, çekişmeli taşınmazların taksim neticesinde paydaş Sabire Alioğlu’na isabet ettiğini ve taşınmazları onun bilgisi dahilinde uzun yıllardır kullandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının paydaşı olduğu 113 ada 7 ve 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın elattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu 113 ada 7 ve 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ile dava dışı bir çok kişinin paydaş oldukları, taşınmazların tamamını paydaş Sabire ile davalının kullandığı (tasarruf ettiği) sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki;her ne kadar dava konusu taşınmaz dava dilekçesinde 115 ada 7 numaralı parsel olarak bildirilmişse de, keşif sırasında elatıldığı iddia edilen ve keşif heyetine gösterilen yerlerin davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği 115 ada 7 parsel olmayıp, bu taşınmaza komşu 113 ada 7 ve 115 ada 8 parseller olduğu ve bu parsellerde de davacının paydaş olduğu, davacı vekilinin buna ilişkin mahkemeye düzeltme dilekçesi sunduğu ve 1086 sayılı HUMK’un 80. (6100 sayılı HMK’nın 183.) maddesine göre maddi hataya dayalı yanlışlıkların düzeltilebileceği hükmü karşısında davacı vekilinin dilekçesi doğrultusunda yapılan hatanın açık bir maddi hata olduğu kabul edilerek davanın düzeltilen doğru parseller üzerinden
yürütülüp sonuçlandırılması doğru olduğu gibi davalının davacının paydaşı bulunduğu çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın elattığı saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; mutlak surette elatmanın önlenmesine karar verildiğine göre, elatılan çekişmeli taşınmazların dava tarihi itibariyle belirlenen değeri (123.446,18 TL) üzerinden nispi karar harcının hüküm altına alınması gerekirken, davacının payına isabet eden miktar üzerinden harca hükmedilmiş olması isabetsiz ise de, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve 492 Sayılı Yasada yer alan hükümlerin kamu düzeniyle ilgili olması ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın resen gözetilmesi gerekliliği de nazara alırak, hükmün 2. bendindeki “Alınması gerekli 1.053.92-TL harcın, 136,65-TL peşin harç ve 1.971,55-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.054.28-TL’nin davacıya iadesine, 1.053.92 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” cümlesinin çıkartılarak yerine “Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.432,60 TL nispi karar harcından peşin alınan 136,65 TL ve 1.971,55 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.324,40 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.