YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1862
KARAR NO : 2014/9446
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : SAMANDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2012
NUMARASI : 2012/347-2012/610
Taraflar arasında birleştirilerek görülen yargılamanın yenilenmesi davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava ve birleşen dava, yargılamanın yenilenmesi isteğini ilişkin olup, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dairenin bozma ilamında davaların kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı belirtildikten sonra, “yargılamanın yenilenmesine konu taşınmazda bir çok paydaş bulunduğu ve hazine tarafından açılan ilk dava sonucu iptaline karar verilen paylarda hata yapılması nedeniyle açılan dava neticesinde pay düzeltmeleri yapıldığı gözetildiğinde mahkemece kurulan hüküm fıkrasında da hatalar yapıldığı görülmüştür. Hal böyle olunca, M.. Ş..’tan intikal eden payların diğer intikallerde gözetilerek belirlenmesi ve buna göre hüküm fıkrasının tesisi gerekirken hatalı pay tesisi yerinde değildir” gerekçesiyle hükmün bozulduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, bozma ilamına uyulmakla bozma yararına olan taraf lehine usulü kazanılmış hak doğar, mahkemece, bozma kararından açıklandığı şekilde gerekli araştırma ve inceleme yapılması zorunlu hale gelir.
Ne varki, somut olayda, mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen bir çok paydaşı bulunan dava konusu taşınmazda M.. Ş..’tan intikal eden payların diğer intikallerde gözetilerek belirlenmesi gereğine riayet edilmeden, bu yönde bir tespit yapılmadan, sadece bir kısım payları değiştirmek suretiyle karar verilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; bozma ilamında açıklanan yöntem izlenerek dosyanın uzman bilirkişiye tevdii suretiyle M.. Ş..’tan intikal eden payların diğer intikallerde gözetilerek belirlenmesi, pay ve payda eşitliğini sağlayacak şekilde tüm paydaşlar da gözetilerek bilirkişiden denetime elverişli, hükme yeterli rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken nasıl hesaplandığı belli olmayan paylara göre yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, Türk Medeni Kanununun 28. maddesi gözetilmeden ölü kişiler adına tescil kararı verilmiş olması da isabetsizdir.
Davalı Maliye Hazinesinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.