Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/1866 E. 2014/6244 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1866
KARAR NO : 2014/6244
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

ESAS NO : 2014/1866
KARAR NO : 2014/6244
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2012
NUMARASI : 2009/346-2012/130

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 2697 parsel sayılı taşınmazın 471/36377 payını satın almak suretiyle edindiğini, anılan taşınmazda önceki malik S. Ç. yaptırmış olduğu özel parselasyon planına göre 175-176-208 ve 209 sayılı özel parsellerin kendi payına isabet eden yerler olduğunu, ancak bu yerlere davalıların yapı yapmak, ayrıca davalı paydaş Ömer’in bizzat ve yetkilendirdiği kardeşi davalı Cevdet aracılığıyla diğer davalılara kiraya vermek suretiyle müdahale ettiklerini ve bu durumun özel ölçüm sonucu belgelendiğini ileri sürerek; paya vaki (175-176-208-209 sayılı özel parsellere ) elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar; davalı Ömer’in çekişmeli taşınmazda paydaş olup, bu payını maliki evvelinin yaptırmış olduğu yapılarla birlikte ve özel plan örneğini de ibraz etmesi üzerine 7 özel parsel olarak satın aldığını, payından fazla yer kullanmadığını, davacının dava konusu yer üzerinde hiçbir zaman tasarrufu olmadığını, ana taşınmazda boş olan başka bir yeri kullanabileceğini, davalı Ömer’in bizzat ya da diğer davalılara kiraya vermek suretiyle mülkiyet hakkını kullandığını, özel parsel numarası verilen kısımların davacının kullanımına terk edildiğini gösterir tahsis beyanı veya muvafakatnamenin de bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; ”… çekişmenin çözüme kavuşturulabilmesi için dava konusu taşınmazın paydaşlarının tümünün katılımı ile oluşturulmuş bir fiili taksimin bulunup bulunmadığının tespiti zorunludur. Bir kısım paydaşlar arasında yapılan fiili taksimin hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır. Tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluştuğunun belirlenmesi halinde, çekişmeli bölümün hangi paydaşın kullanımına bırakıldığının saptanması; anılan şekilde oluşmuş bir fiili kullanma yok ise, çekişmeli taşınmazda davacının kullanabileceği yer olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği de kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma ile alınan bilirkişi raporunun hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.” hususuna değinilmek suretiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.11.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat S. S…, Av. H..S.. O… ile temyiz edilenler vekili Avukat Y.. Ç. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 3.559,00 .-TL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.