Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/19342 E. 2017/795 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19342
KARAR NO : 2017/795
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,MİMARİ PROJEYE AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, mimari projeye aykırılığın giderilmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve projeye uygun hale getirme isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar, Dairece; ‘’ Toplanan delillerden tüm dosya içeriğinden özellikle keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan projesine göre davalıya ait bağımsız bölümün davacıya ait bağımsız bölüme 9,50 m2 tecavüzlü olduğu tarafların sahip oldukları çekişmeli bağımsız bölümleri ayrı ayrı zamanlarda edindikleri ve satın aldıkları haliyle kullana geldikleri, iki bağımsız bölümü ayıran duvarın davalı tarafından mimari projesine aykırılık teşkil edecek şekilde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Belirlenen bu olgular karşısında elatmanın önlenmesine ve bağımsız bölümlerin projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının değinilen hususa ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine, Ne var ki, projeye aykırılığın doğrudan davalının eyleminden kaynaklanmadığı gözetilerek bağımsız bölümlerin projeye uygun hale getirme masrafının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde olaya en uygun düşecek biçimde taraflar arasında denkleştirilmesi gerekirken, tamamının davalıya yüklenmesi doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde el atmanın önlenmesi ve projeye aykırılığın giderilmesine ilişkin kabul kararının kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, projeye aykırılığın giderilmesi bedeli olan 2.560,90 TL’nin taraflarca eşit olarak karşılanmasına karar verilmiştir.

./..

Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 297/1-ç fıkrasında; ‘’ Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. ‘’ düzenlemesine yer verilmek suretiyle hükmün kapsamlarından bir tanesi belirtilmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 297/2. fıkrasında ise; ‘’ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. ‘’ hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, Dairemizce bozulan hükmün tamamen ortadan kalktığı açıktır. Öyleyse, yeniden hüküm kurulur iken yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, mahkemece hüküm kurulurken hatalı değerlendirme ile hükmün fer’ileri olan harç, masraflar ve vekalet ücreti yönünden bozulan hükme atıf yapılmak suretiyle yetinildiği tespit edilmiştir.
Hâl böyle olunca, yukarıda yer verilen kanun maddeleri ve açıklanan nedenlerle fer’ileri de kapsayacak şekilde bir hüküm kurulması gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.