YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19431
KARAR NO : 2017/371
KARAR TARİHİ : 23.01.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, hissedar olduğu dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak ve verilecek bağımsız bölümleri tapuda adına tescil ettirmek amacıyla davalı oğlu Fazıl’a vekâletname verdiğini, vekilin bağımsız bölümleri bizzat kendi adına ve diğer davalı adına tescil ettirdiğini, bu durumu öğrendikten sonra vekili azlettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, 20.08.2014 tarihli dilekçesi ile davasından feragat etmiş, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, temyiz dilekçesinde feragatin gerçek iradesini yansıtmadığını, davalı oğulları tarafından hile ile iradesinin sakatlandığını belirterek vazgeçme nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın bozulmasını istemiştir.
Bilindiği üzere, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m.311.). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez) başka bir ifadeyle davacı, feragat beyanı ile bağlıdır.
Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin nedenine dayandığı (HMK m.311) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur.
./..
Feragate ilişkin irade açıklanmasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK’nin 163.maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.
Hâl böyle olunca; mahkemece, feragatin hileye dayalı olduğu iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Davacı tarafın bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.