YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2155
KARAR NO : 2014/9141
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : KARATAŞ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/19-2013/162
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu 220 ada 2 parsel, 222 ada 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında ‘Arap Z…’ olan baba adının ‘Arap’ yazıldığı iddiasıyla baba adının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açtığı, mahkemece tapu kayıtlarındaki ‘Arap’ adının ‘Süleyman oğlu 108……. TC kimlik numaralı Arap Z… H….’ olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, bu tür davalarda amaç, tapu kaydında yazılı malike ait kimlik bilgilerinin nüfus kayıt bilgilerine uygun hale getirilmesidir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davacı iddiasını kanıtlamış olduğuna göre, davacının ‘Arap’ yazılan baba adının “Arap Z… ” olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazlar davacının murisine aitmiş gibi düzeltme yapılması ve tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan TC kimlik numarasının da kayıtlara eklenmesi sonucunu doğuracak şekilde düzeltme kararı verilmesi doğru değildir.
6100 sayılı HMK.’nun 26. maddesinde düzenlendiği üzere; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.”
Hal böyle olunca, HMK’nun 26. maddesi hükmü de gözetilerek tapu kayıtlarında, kayıt maliki olan davacıya ait kimlik bilgilerinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.