YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2748
KARAR NO : 2014/9449
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : UZUNKÖPRÜ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2009/192-2012/679
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil veya bedel davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan M.. U..’un 25.07.2007 tarihinde torunu davalı G..’a verdiği vekaletname ile çekişme konusu 1780 ve 1781 parsel sayılı taşınmazlardaki 300/4000’er paylarını 12.02.2009 tarihli akitle davalı A.. U..’ye, ondan 26.04.2011 tarihli akitle dava dışı M.. C..’na; 1754 parsel sayılı taşınmazdaki 300/4000 payını ise davalı R.. K..’na, ondan 29.04.2009 tarihli akitle Serdar Alakoç’a, ondan da, 28.03.2011 tarihli akitle M.. C..’na satış suretiyle temlik ettiği; diğer dava konusu 1664 ve 1701 parsel sayılı taşınmazları ise murisin 10.03.2009 tarihli akitle ölünceye kadar bakma koşuluyla torunu davalı Gökhan’a temlik ettiği, anılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, 1644 parsel yönünden davacının davasından feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; dava dışı mirasçılar T.. U.. ve Ş.. U..’un muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açtıkları davada, aynı murisin dava konusu 1664 ve 1701 parsel sayılı taşınmazları torunu davalı Gökhan’a ölünceye kadar bakma akdiyle, diğer 1780, 1781, 1754 ve 1644 parsel sayılı taşınmazları ise torunu Gökhan’a verdiği vekaletname ile satış suretiyle temliki işlemi ve 6 parça taşınmazı torunu Gökhan eşi Emel’e ölünceye kadar bakma akdiyle devri bakımından yapılan yargılama sonucunda; mirasbırakan Mediha’nın anılan taşınmaz temliklerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, 1754 parseli yargılama sırasında davalı Rıdvan’dan devralan S.. A..’un davalı olmayıp iyi niyetli bulunduğu, davalı A.. U..’ye yapılan 1780 ve 1781 parsellerin temlikinin ise bedeli karşılığı gerçek satışlar olduğu, bu üç parça taşınmaz bakımından vekil davalı Gökhan’dan bedelin tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın derecattan geçerek 30.03.2011 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Diğer taraftan; davacı Gürkan’ın davalı Emel aleyhine açtığı Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2010 tarih, 2009/161 esas, 2010/96 karar sayılı ilamı ve yine aynı mahkemenin 27.07.2011 tarih, 2011/227 esas, 2011/231 karar sayılı ilamı ile mirasbırakan Mediha’nın taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak temliklere konu ettiği belirlenerek anılan davaların kabulle sonuçlandığı, 2009/161 esas sayılı ilamın derecattan geçerek kesinleştiği de açıktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, daha önce aynı taşınmazlar hakkında başka mirasçıların açtıkları davalar sonucunda aynı taşınmazlar hakkında verilen kararlar ile murisin iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olduğu benimsenmiş ve bu olgu kesinleşmiştir. Öyle ise, kesinleşen bu olgunun eldeki dava bakımından da güçlü delil oluşturacağında kuşku yoktur.
O halde, dava konusu 1664 ve 1701 parseller bakımından davalı Gökhan aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmakla birlikte davacı Gürkan’ın miras payı ¼ olduğuna göre bu pay üzerinden iptal ve tescil kararı verilmesi gerekirken 1701 parsel bakımından eksik miras payı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Ayrıca; 1780, 1781 ve 1754 parsellerin yukarıda açıklanan ve kesinleşen mahkeme kararı ile davalı A.. U..’ye yapılan satışların gerçek satış olduğu, davalı Rıdvan’ın taşınmazı temlik ettiği Serdar Alakoç’un ise iyi niyetli taşınmazı edinen kişi bulunduğu belirlendiğinden ve kesinleşen bu olgu eldeki davada güçlü delil olduğundan öte yandan bu taşınmazlar bakımından kayıt maliklerine yönelik bir dava bulunmadığından tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş olması doğrudur.
Ne var ki, davacı eldeki davada davalı Gökhan’dan bedel isteğinde de bulunduğuna göre anılan taşınmazları vekaletle temlik eden davalı Gökhan aleyhine açılan bedel istekli davanın önceki kesinleşen ilamda olduğu gibi davacının miras payı da dikkate alınarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yangılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.