YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3091
KARAR NO : 2014/9887
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/104-2013/57
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden; ortak mirasbırakan 1906 doğumlu F.. B..’in 17.12.2002 tarihinde öldüğü; geriye mirasçı olarak torunu (ikinci eşinden oğlu Hüseyin’den olma) olan davacı A.M. ile gelini ve torunları (ilk eşinden oğlu Fevzi’nin ikinci karısı ve ondan çocukları) olan sırasıyla davalılar Ülfet, Ayşe, Neşe ve Ergin’i ve dava dışı torunu (ikinci eşinden oğlu Hüseyin’den olma) Birsen ile dava dışı torunu (ilk eşinden oğlu Fevzi’nin ilk karısından çocuğu) Cengiz’i bıraktığı; tarafların ortak miras bırakanları F.. B..’e Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.12.1991 tarih 1991/472-888 kararı ile davacının vasi tayin edildiği, miras bırakanın 19 adet (272, 276, 331, 334, 389, 681, 684, 766, 769, 980, 987, 1009, 1192, 1195, 1202, 1205, 1719, 1721 ve 1722 parsel sayılı) taşınmazda paydaş olduğu, taşınmazların taksime tabi tutulduğu, taksime muris adına 28.05.2001 tarihli vekâletname ile vekil kıldığı Y.V.l’un katıldığı ve tapuda 11.04.2002 tarihinde yapılan taksim sonucu “7 adet (272, 684, 766, 980, 987, 1719 ve 1721 parsel sayılı) taşınmazın oğlu (davalıların murisi) olan F.Ö.; 2 adet (276 ve 331 parsel sayılı) taşınmazın miras bırakan; 9 adet ( 334, 389, 681, 769, 1009, 1192, 1195, 1202, 1205, parsel sayılı) taşınmazın Z. M. mirasçıları adına tescil edildiği” aynı akitle miras bırakanın 1722 parseldeki payının da M. E M.’e satış suretiyle devredildiği, bilahare 334 parsel dışındaki taşınmazların devirlere konu olduğu, davacının 16 adet (272, 276, 331, 334, 389, 681, 684, 766, 769, 980, 987, 1009, 1192, 1195, 1202 ve 1205 parsel sayılı) taşınmaz için eldeki davanın davalıları aleyhine “miras bırakana vasi tayin edildiğini,ancak çekişmeli taşınmazlardaki miras bırakanın paylarının kendisinden habersiz davalıların murisine ve dava dışı 3. kişilere taksim sözleşmesi ile devrinin sağlandığını,davalıların murisi Fevzi’nin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla bahse konu işlemleri yaptığını ileri sürerek” önce miras payı oranında tapu iptal ve tescil istemi ile Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/160 Esasına kayıtlı dosyası üzerinden dava açtığı ve Mahkemenin 2011/396 K. sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazların davalıların kayden bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verildiği ve kararın derecattan geçerek 05.07.2012 tarihinde kesinleştiği, bu kez davacının aynı taşınmazlar için miras payına düşen bedel istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; 11 adet (276,331,334,389,681,769,1009, 1192,1195,1202 ve 1205 parsel sayılı) taşınmaza yönelik taksim sözleşmesinin 3. kişi vekil marifetiyle yapıldığı ve davalıların murisi Fevzi adına kayıtlanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Davacının 5 adet (272,684,766,980,987 parsel sayılı) taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Hemen belirtilmelidir ki,çekişme konusu 5 adet taşınmaz taksim sözleşmesi ile davalıların murisi Fevzi adına yazılmıştır. F. Ö.’ın 03.07.2006 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak davalılar ikinci eşi Ülfet ile Ülfet’den olma çocukları Ergin,Ayşe ve Neşe ile dava dışı ilk eşi Nevzat’dan olma çocuğu Cengiz’i bıraktığı kayden sabittir. Bu durumda mirasçıları arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın tüm mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, miras bırakan F.. B..’in Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.12.1991 tarih 1991/472-888 kararı ile hacir altına alındığı ve kendisine eldeki davanın davacısı A.. Ö..’ın vasi olarak atandığı görülmektedir.Türk Medeni Kanunun 448. maddesi uyarınca vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.Aynı Kanunun 451. maddesi gereğince vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir.Yine aynı yasanın 462/1. maddesi gereğınce de taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması vesayet makamının iznini gerektirmektedir.
Somut olaya gelince; miras bırakanın vesayet altında bulunduğu dönemde vasisinin katılması olmaksızın vekâletname düzenlendiği ve bu vekâletname ile çekişme konusu taşınmazların temlik edildiği mirabırakanın kısıtlılık halinin devam etmediği, kısıtlılık kararının kaldırıldığı da savunulmadığına göre tescillerin yolsuz olduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Hal böyle olunca;öncelikle davanın veraset ilamında bulunan Fevzi mirasçılarından Cengiz’e (ölü ise mirasçılarına) yöneltilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasına girilerek taraf delillerinin toplanıp yukarıda değinilen ilkeler ve saptamalar nazara alınarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde 5 adet (272,684,766,980,987 parsel sayılı) taşınmaz yönünden bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.