YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3383
KARAR NO : 2015/2426
KARAR TARİHİ : 18.02.2015
MAHKEMESİ : SİMAV SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2011/417-2013/977
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,yıkım,maddi tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki bulunduğu 2723 parsel sayılı taşımazına komşu parsel maliki davalının yaptırdığı binanın tecavüzlü olduğunu, davalının binasından akan suların zarara neden olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ile maddi tazminat ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu avlulu kerpiç ev niteliğindeki 360 m² yüzölçümlü 2723 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının dava dilekçesinde maddi tazminat ve ecrimisil istekleri yönünden dava değerini göstermiş, ancak elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği bakımından bir değer belirtmediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hâl böyle olunca, dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istek bakımından dava değeri sorularak açıklattırılıp, belirtilecek değere göre harç ikmali yaptırılması keşif yapılarak gerçek dava değerinin tespiti halinde ise, bakiye harcın tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.