YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35
KARAR NO : 2014/13796
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ : OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2013/66-2013/412
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacıların, dava konusu 279 parsel sayılı taşınmazda paydaş oldukları, yargılama sırasında yenileme çalışmaları yapılarak taşınmazın 139 ada 56 parsel numarasını aldığı, davalının kayıttan kaynaklanan bir hakkının bulunmayıp komşu 284(yeni 139 ada 53) parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu, davacıların, taşınmazlarına davalının haksız yere müdahale ederek bir kısım ağaçlarını kestiğini ve yerine fidanlar diktiğini, bu hususun Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/34 Değişik İş sayılı dosyası ile yapılan tespitle de sabit olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, davalı tarafın cevap dilekçesi ve duruşmada alınan beyanlarında, kendi parseline ağaçlandırma yaptığını ve ağaç dikilirken davacı tarafın itirazının bulunmadığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, delil tespiti dosyasında ağaçlandırma yapıldığı belirlenen yer ile bozma kararından sonra yapılan keşifte tecavüzlü olduğu belirtilen bölümün aynı yer olduğu ve davacı parseli içerisinde kaldığının saptandığı, delil tespiti dosyasında zirai bilirkişinin dava konusu mahalde kesilmiş 2 adet dut ağacı bulunduğunun kesim yerlerinden anlaşıldığını ifade ettiği, dosya kapsamından elatılan kısımda iki yaşlarında nar ağaçlarının mevcudiyetinin anlaşıldığı, ayrıca 284 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan tanıklar İ. G. ve F. G.’ün beyanları da dikkate alındığında, bu yerin davalı tarafından ağaçlandırıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Değinilen bu olgular ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her iki fen bilirkişi raporunda tecavüzlü olduğu belirtilen ve davacılara ait 279 parsel (yenileme ile 139 ada 6 ) sınırları içerisinde kalan bölüme davalı tarafından ağaçlandırılmak suretiyle müdahale edildiği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.