YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3814
KARAR NO : 2015/3912
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ : KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/11/2013
NUMARASI : 2013/33-2013/533
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece müdahalenin önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi N.. B..’nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 324 parsel sayılı taşınmazdaki evi davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın uzun süredir kullandığını, sözlü uyarılarına ve noter kanalı ile gönderilen ihtarnameye rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ihtarname keşide ettiği 01.10.2007 tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisilin yıllara göre yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; çekişmeye konu taşınmazı yıllardır davacının rızası ile kullandığını ve davacıdan 1977 yılında satın aldığını, intifadan men edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayden maliki olduğu çaplı taşınmazı davalının haklı ve geçerli bir neden olmadan kullandığının keşfen sabit olduğu gerekçesiye elatmanın önlenmesi, isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile davacıya ait çekişme konusu 324 parsel sayılı taşınmazdaki evi, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı ve haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı saptanmak, kayda üstünlük tanımak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davalının elatmanın önlenmesi yönünden temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle hükmün bu kısmının ONANMASINA.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; ecrimisil, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatı niteliğindedir.
Somut olayda davalı taşınmazı muvafakate dayalı olarak kullandığını savunmuş olup, gerçekten de davalının çekişmeli taşınmazda muvafakate dayalı olarak oturduğunu kanıtlaması halinde kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Ne var ki; mahkemece, davalının savunması üzerinde durulup bu husus açıklığa kavuşturulmuş değildir.
Hâl böyle olunca; davalının savunması üzerinde durulması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerledirilmesi, taraf tanıklarının dinlenilmesi ve çekişmeli taşınmazda davalının muvafakata dayalı olarak oturup oturmadığının, davacı tarafından noter kanalı ile ihtarname gönderilmeden önce muvafakatin ne zaman geri alındığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.