YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3823
KARAR NO : 2014/4845
KARAR TARİHİ : 04.03.2014
ESAS NO : 2014/3823
KARAR NO : 2014/4845
MAHKEMESİ : MURATLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2012/205-2013/125
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ‘in ….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın kök muris adına kayıtlı iken, ölümüyle eşi Fevziye ile çocukları Nahide ve Mehmet’e intikal ettiği; Fevziye ve Nahide’nin 09.08.2002 tarihli aynı resmi akitte taşınmazdaki paylarını satış suretiyle Mehmet’e devrettikleri; Fevziye’nin de 2008 yılında ölümü üzerine, mirasçıları olarak çocukları Nahide ve Mehmet’in kaldığı anlaşılmaktadır.
Nahide, annesi Fevziye’nin 5 sayılı parseldeki payını mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde Mehmet’e devrettiğini ileri sürerek Mehmet aleyhine eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacı Nahide’nin de aynı resmi akitte yer aldığı, bu nedenle davada taraf muvazaası iddiasına dayandığının kabulü gerektiği, iddiasını da yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, davacı Nahide ile muris annesi Fevziye aynı resmi akitte paylarını davalıya devretmiş iseler de, her ikisinin iradesinin ayrı ayrı birbirinden bağımsız iradeler olduğu, bu durumda iradenin bölünmezliği ilkesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı ve hakkın kötüye kullanımından da söz edilemiyeceği; davacı Nahide’nin de eldeki davada muris annesinin iradesine yönelik olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, muris muvazaası hukuksal nedeni çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 4.3.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.