YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4093
KARAR NO : 2014/10188
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : SERİK 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2013
NUMARASI : 2012/609-2013/696
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mahkemenin 2010/567 Esasında kayıtlı olan ortaklığın giderilmesi davasında 58 parsel sayılı taşınmazın paydaşı Hasan Sarı’nın tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi için kendisine yetki verildiğini ileri sürerek, Hasan Sarı’nın soyadının ‘Arı’ olarak düzeltilmesi istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK’nin 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğunu söyleme olanağı yoktur. Şöyle ki, çekişme konusu taşınmazın son halini gösterir güncel tapu kaydının ve ismi düzeltilmesi istenen H… A… ile babası H… A..’nın anne-baba-kardeş bilgilerini gösterir nüfus kayıtlarının getirtilmediği, dayanak tapu kayıtlarındaki bilgilerle nüfus kayıtlarının karşılaştırılmadığı, kolluk aracılığıyla taşınmazın bulunduğu yerde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığının sağlıklı bir şekilde araştırılmadığı, temin edilen tedavül kayıtlarında ismi düzeltilmesi istenen malikin soyadının ‘Arı’ olarak geçtiği belirlenmesine rağmen tapu kayıtlarında idarece herhangi bir düzeltme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; öncelikle, dava konusu taşınmazın tapu kaydı getirtilerek soy ismi yanlış yazıldığı ileri sürülen H.. A..’nın soy adının yanlış yazılıp yazılmadığının ve sonradan kayıtlarda idarece düzeltme yapılıp yapılmadığının araştırılması, tapu kaydında düzeltme yapıldığının tespit edilmesi halinde ne zaman yapıldığı belirlenerek, dava açılmadan önce düzeltme yapılmış olması halinde davanın reddine; yargılama aşamasında düzeltilmiş olması halinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; getirtilecek güncel kayıtlara göre davacının iddia ettiği şekilde kayıt malikinin soy adının ‘Sarı’ olarak yazıldığının saptanması halinde yukarıda açıklanan ilke ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.