YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4149
KARAR NO : 2014/10212
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : SİVAS 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2013/881-2013/1497
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında eksik ve yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/636 E. 2013/693 K. sayılı veraset ilamında davacının, mirasbırakan kardeşi M… K… ‘nın tek mirasçısı olarak göründüğü, buna istinaden dava konusu 22 ve 60 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında mirasbırakanın soyisminin yazılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı ancak dosyaya getirtilen nufus kaydının açıklamalar kısmında, mirasbırakanın Turhan isimli bir çocuğu bulunduğunun belirtildiği, dava dışı T… Y…’in nufus kaydında ise annesinin M… K… olduğuna dair açıklamanın yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, her ne kadar Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/636 E. 2013/693 K. sayılı veraset ilamında mirasbırakan M… K…’nın tek mirasçısı olarak davacı gösterilmişse de, dosyaya gelen nufus kayıtlarından mirasbırakanın, T… Y… isimli bir çocuğunun bulunduğu anlaşıldığından nufus kayıtları ile veraset ilamı arasında çelişki oluştuğu sabittir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının, M…K…’nın mirasçısı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, mirasçı olmadığının belirlenmesi halinde davada taraf sıfatının değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.