YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5310
KARAR NO : 2014/9465
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2013
NUMARASI : 2010/423-2013/120
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Tapu Müdürlüğü tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1245 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamaları ile 139 ada 12 parsele dönüştüğü, davalının çekişme konusu taşınmazda iştirak halinde iki payı bulunduğu, bunlardan ilkinin kök mirasbırakan Nazmiye’den 14.11.1995 tarihinde Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/924 Esas, 1029 Karar sayılı veraset ilamına dayalı olarak intikalen edinildiği, ikincisinin ise kök mirasbırakan Hüseyin’den 20.06.2008 tarihinde Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/182 Esas, 194 Karar sayılı veraset ilamına dayalı olarak yine intikalen oluştuğu, davacının davalı Sühela Kılıç’ın mirasçı olmadığı halde adına pay tescil edildiğini, intikale dayanak veraset ilamının iptaline karar verildiğini, annesi Hacer’in tek mirasçısının kendisi olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı S.. K..’ın anne adının Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/452 Esas, 2004/464 Karar sayılı ilamı ile Hacer iken Feride olarak düzeltildiği, öte yandan davalının kök mirasbırakan Hüseyin’den intikalen edindiği payın intikaline esas Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/182 Esas, 1992/194 Karar sayılı veraset ilamının yine aynı mahkemenin 2005/625 Esas, 2005/1027 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki, davalının kök mirasbırakan Nazmiye’den edindiği anlaşılan iştirak payına dayanak olan Gebze Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/924 Esas, 1029 Karar sayılı veraset ilamının iptaline ilişkin herhangi bir karar ibraz edilmiş değildir.
Hâl böyle olunca, davalının kök mirasbırakan Nazmiye’den edindiği iştirak payına dayanak veraset ilamının iptaline yönelik dava açması için davacıya süre verilmesi, açtığı takdirde neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, kabule göre de; çekişme konusu taşınmazda davalının iştirak halinde malik olduğu gözetilmeksizin hüküm fıkrasında pay belirtmek suretiyle HMK 297/2. maddesine aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi de isabetli olmadığı gibi, davalı T.. M..’nün davada yasal hasım konumunda olduğu gözetilmeden yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmuş olması da isabetsizdir.
Davalı T.. M..nün temyiz itirazları açıklanan yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.