YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/556
KARAR NO : 2014/10468
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı,106,559,628 ve 640 parsel sayılı taşınmazlarda mirasbırakanı kayınvalidesinin tapuda “… kızı …” olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak “…kızı …” ;106 parsel sayılı taşınmazda mirasbırakanı eşinin tapuda “…kızı…” olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun “…kızı …” olarak ve aynı parselde kayınbiraderinin tapuda “…oğlu … …” olarak yazılı isminin nüfus kaydına uygun “…oğlu … … ” olarak düzeltilmesi için eldeki davayı açmış,mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak davacının mirasbırakanları … bakımından davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak,dava konusu 106 parsel sayılı taşınmazda … …paydaş ise de, isminde düzeltme yapılması istenen … ……’ın nüfus kayıtlarına göre sağ olduğu sabittir. Davacının davayı yetki belgesi ile açtığına dair herhangi bir belgeye de dosya içerisinde rastlanmamıştır. Bu durumda, anılan kişi yönünden davacının dava açma sıfatı olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca 106 parselle ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan; tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi olduğuna göre; evlilik kaydına göre kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen “…kızı …”‘ in evlenmekle “…” soyadını almasına rağmen hüküm fıkrasında bu hususun gözetilmemesi de isabetsizdir.
Davalı vekilinin, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.