Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/562 E. 2014/16698 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/562
KARAR NO : 2014/16698
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : GÖLHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2013
NUMARASI : 2012/190-2013/222

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
. -KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin ise kısmen kabulü ile krokide ”B”harfi ile gösterilen duvarın yıkımına, ”A”harfi ile gösterilen duvarın ise davacı ve davalı taşınmazlarının müşterek duvarı olduğu ve yıkımı halinde her iki taşınmazın da zarar görme ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 27.08.1993 tarihinde yapılan kadastro tespiti sonucunda çekişme konusu 197 ada 5 parselin davacı, komşu 197 ada 4 parselin ise davalı adına tescil edildiği, taşınmazlar üzerinde bitişik vaziyette bulunan evlerin kardeş olan tarafların babası tarafından 1982 yılında inşa edildiği, o günden itibaren sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmaksızın kullanılageldiğinin davacı beyanı ile sabit olduğu, mahkemece yapılan uygulama sonucunda 10.07.2013 tarihli rapor ekindeki krokide ”B” harfiyle gösterilen duvar ile iki yapı arasında bulanan ve ”A” harfi ile gösterilen duvarın davacıya ait 5 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının saptandığı, inşaat bilirkişinin ise krokide ”A” harfi ile gösterilen duvarın her iki binanın ortak duvarı olduğunu ve binanın yığma yapı olması nedeniyle yıkımı halinde hem davacıya ait yapının hem de davalıya ait yapının güvenliğinin etkileyeceğini rapor ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; TMK’nun 683. maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.
Somut olayda, davacı mülkiyet hakkına dayanarak eldeki davayı açmış ve ana nüvesi 4 numaralı parsel üzerinde bulunan yapının taşkın olan kısımları bakımından elatmanın önlenmesi yanında yıkım isteğinde de bulunmuştur.
O halde, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda krokide ” A ”harfi ile gösterilen duvarın da davacı taşınmazına tecavüzlü olduğu saptandığına göre, bu bölüm bakımından da yıkım isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere isteğin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı tarafın temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.