YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5968
KARAR NO : 2014/9959
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 29. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/347-2014/34
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapunun iptali ile vakfı adına tescil isteğine ilişkin olup, yargılama sırasında tapu iptal tescil talebi tazminata dönüştürülmüştür.
Mahkemece gaipliğe ve taşınmazın vakfı adına teciline ilişkin olarak verilen karar, Daire’ce gaiplik talebi hakkında yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrasında davacı idare çekişme konusu taşınmazla ilgili olarak görülen kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davasında verilen kararın kesinleştiğini bildirip, isteklerini kayıt maliklerinin gaipliğine karar verilmek suretiyle bedele dönüştürmüştür.
Bilindiği üzere; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme araştırma yapılarak yine bozma ilamında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurma yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama usuli kazanılmış hak olarak adlandırılır.
Somut olayda mahkemece, bozma ilamına uyulduğu ve davanın kabulüne karar verildiği halde gaiplik isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi uyarınca hüküm kısmında isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmeleri zorunludur.
Hal böyle olunca; mahkemece gaiplik isteği konusunda değerlendirme yapılarak yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda hüküm oluşturulmak üzere karar bozulmalıdır.
Kabule göre de, 3561 sayılı Yasa uyarınca atanan kayyımın yasal hasım konumunda olduğu gözetilmeden yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş olması da doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazı açıklanan yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.