YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6209
KARAR NO : 2014/15640
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2006/185-2012/663
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …. …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-K A R A R-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 6744 parsel sayılı taşınmazın davacı H… ile davalılar R..R… ve Ö…ın mirasbırakanları Hatice adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olup, üzerinde yeralan kat mülkiyeti ya da kat irtifakı bulunmayan binanın 1.katındaki dairenin çekişme konusu yer olduğu, çekişmeli bu yerin davalı .arafından, diğer davalılara kira ücreti ödenmek suretiyle tasarruf edildiği sabittir.
Davalı paydaşlar R..Ö…ve R… dava konusu taşınmazda 2 ayrı bina bulunduğu, taşınmazın kuzey istikametindeki binanın davacıya ait olduğunu ve fiili taksim ile kendilerine düşen taşınmaz parçasını kullandıklarını savunmuşlar, mahkemece fiili taksim olgusunun bulunmadığı, davalıların kullandığı binanın 1.katının anılan davalılar tarafından diğer davalı S…’e kiraya verildiği, davacı tarafa bir ödeme yapılmadığı saptaması yapılarak sonuca gidildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda, her ne kadar davalı taraf fiili taksim ile kendilerine düşen taşınmaz parçasını kullandıklarını savunmuşlar ise de; gerek dinlenen tanıklarının beyanından gerekse davacıların iddiasından fiili taksim olgusunun ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere davacıların taşınmazda kullandıkları veya kullanabilecekleri bir yerin bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; davacıların dava konusu taşınmazda kullandıkları veya kullanabilecekleri bir bölüm bulunup bulunmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılması, kullandıkları veya kullanabilecekleri bir yerin bulunması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.