YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6226
KARAR NO : 2014/8694
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2013/160-2013/317
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; ”… Davacının çekişme konusu taşınmazda kullandığı ve kullanabileceği bir bölüm bulunmadığı gözetilerek, davalılar Güven ve Kenan’ın malik olduğu dönemler itibariyle belirlenecek ecrimisilden sorumlu tutulmalarına ve davacının payına yönelik davalı K. elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiği” hususlarına değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; 10.986 TL’nin G.A.dan birleşen davanın tarihi olan 11.02.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 14.774.-TL işgaliye bedelinin 6.3.2009 tarihinden, 11.02.2011 dönemine ait bedelinde dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte K. P. tahsiline, davalı K. P. dava konusu yere müdahalesinin menine karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca ecrimisil isteği ile elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; davacının dava dilekçesinde açıkça; çekişme konusu yeri abisi İ.B.tahliye etmesinden sonra kimsenin gelip mülkiyet iddiasında bulunmaması için kendisinin yerleştiğini ve kaymakamlığın men kararına istinaden taşınmazı 10.03.2008 tarihinde tahliye ettiği bildirmiş olması karşısında, bu tarihten birleşen davanın açıldığı tarihe kadar davacının payı oranında hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken 01.06.2007 tarihinden itibaren çekişmeye konu yerin tamamı üzerinden hesaplanan ecrimisile hükmedilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan; asıl dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi, bozma ilamında açıkça davacının payına yönelik davalı Kenan’ın elatmasına önlenmesine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, bu hususun da gözardı edilerek taşınmazın tamamı üzerinden davalı Kenan’ın elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması da yerinde değildir.
Davalılar vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.