Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/6374 E. 2014/11161 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6374
KARAR NO : 2014/11161
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2013
NUMARASI : 2011/168-2013/629

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu taşınmazda payına iki dairenin isabet ettiğini davalı mirasçının bir dairede oturduğunu, diğer daireyi ise; kiraya vermek suretiyle kullandığını, kiraya verilen daireden elde ettiği gelirden pay alamadığını ileri sürerek, ecrimisil isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, ecrimisil talep edilen dönem için intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu üzerinde kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulmamış 65 parsel sayılı taşınmazda tarafların mirasbırakan babaları M. B..in dava dışı kişiler ile birlikte paydaş olduğu, murisin 12.01.1995 yılında ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ve davalıyı bıraktığı, tarafların, muris adına kayıtlı 1/3 pay üzerinde elbirliği halinde malik oldukları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Öte yandan; Bilindiği üzere; paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Her ne kadar; mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye elverişli olduğu söylemek mümkün değildir.
Şöyle ki; davaya konu edilen zemin kattaki dairenin ecrimisil talep edilen dönem içinde davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kimin tasarufunda bulunduğu, davacının bu bölümden yararlama isteğini davalıya bildirip bildirmediği konusuna açıklık getirilmediği gibi çekişmeye konu diğer bölüm yönünden kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğinin saptanması halinde yukarıda açıklanan ilke ve olgular karşısında hukuki semere elde edilen yer olduğu kabul edilerek intifadan men koşulunun gerçekleşeceğinde kuşku yoktur.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda uzman bilirkişiler ile taşınmaz başında keşif yapılması, tanıkların dinlenmesi, davalının tasarufunda olduğu iddia edilen bölümün ecrimisil talep edilen dönemde davalının kullanımında olup olmadığının, kimin tasarufunda olduğunun ve ne zaman tahliye edildiğinin araştırılması, kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı iddia edilen bölüm bakımından ise ecrimisil talep edilen dönemde kiraya verilip verilmediğinin açıklığa kavuşturulması kiraya verildiğinin tespiti halinde intifadan men koşulunun aranmayacağı hususunun gözetilmesi toplanacak deliller, toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazlı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.