YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/735
KARAR NO : 2014/15083
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2013
NUMARASI : 2012/189-2013/373
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmazda bulunan bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, müdahale iddiasının keşfen belirlendiği gerekçesiyle elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamede belirtilen süreden itibaren 10.09.2012 tarihine kadar olan dönem için 258,00 TL ecrimisile karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, dava konusu 261 ada 1 parselde bulunan 24 numaralı bağımsız bölümün kayden maliki olduğu, bağımsız bölümün tapu kaydında 17.12.2008 tarihli aile konutu şerhi bulunduğu, davacı Ali ile davalı S. C.’nin karı – koca iken, Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesinin 2009/678 E – 2010/1617 K sayılı kararı ile boşanmalarına karar verildiği ve anılan kararın 09.04.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının, davalıya gönderdiği 17.08.2012 Tarih ve 25822 yevmiye sayılı ihtarnamede, boşanma kararı kesinleştiği için dava konusu 24 numaralı bağımsız bölümde aile konutu şerhinin geçerliliği kalmadığını, boşanma kararına rağmen taşınmazı haklı ve geçerli bir nedeni olmadığı halde kullandığını belirterek ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde taşınmazı boşaltmasını ve konutu tahliye edene kadar geçecek süre için de 1.200 TL ecrimisil ödemesini istediği, davacının eldeki davada, davalının haksız müdahalesinin önlenmesine ve 10.04.2012 ile 10.09.2012 tarihleri arasındaki dönem için 6.000 TL ecrimisile karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, taraflar dava konusu 24 numaralı bağımsız bölümü aile konutu olarak kullanmışlarsa da ve tapu kaydında aile konutu şerhi bulunsa da boşanma kararının kesinleştiği tarihte şerh niteliğini kaybetmiştir. Davalı eski eş, boşanma kararından haberdar olduğu halde dava konusu bağımsız bölümü kullanmaya devam etmiş olduğuna göre artık iyiniyetli sayılamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanacak ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.