YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7362
KARAR NO : 2014/16248
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı Bakırköy 9. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.04.2013 gün ve 27-243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ecrimisil istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 1938 ada 3 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmaz üzerindeki kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmamış olan binanın tamamını davalıların tasarruf ettiğini, kendisinin kullandığı bir bölüm bulunmadığını ileri sürerek 10.000,00 TL ecrimisil isteği ile eldeki davayı açmış, toplam 2.588,41 TL ecrimisil bedelinin 548,90 TL’sının davalı …’dan, 1.097,83 TL’sının davalı …’den, 941,67’sının diğer davalı ve dahili davalılardan tahsiline 16.04.2013 tarihinde karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; yerel mahkemelerce kurulan hükmün temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka deyişle temyiz yoluna başvurulabilirlik sınırı yerel mahkemelerin karar tarihine göre ve temyiz istemi hangi karara yönelik ise o karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.4.2005 gün ve 2005/4-295-287 sayılı ilamı)
Hemen belirtilmelidir ki; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı Yasalara ve bu yasalar gereğince uygulanan ve her yıl Maliye Bakanlığınca yayımlanan yeniden değerlendirme oranına göre 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.820,00-TL’ya yükseltilmiştir.
Somut olayda; davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, aleyhlerine birlikte dava açılmış olmasının kesinlik sınırının belirlenmesine etkisi olmayacağı, her bir davalı yönünden hükmedilen ecrimisil miktarının 1.820,00 TL’nın altında kaldığı, kesinlik sınırının her bir davalı yönünden hükmedilen ecrimisil miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca; incelenmesi istenilen kararın miktar itibariyle kesinlik sınırı içerisinde kaldığı, öte yandan niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) davalıların temyiz isteklerinin REDDİNE, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.