YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7495
KARAR NO : 2014/9386
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2010/435-2013/84
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Ayfer ve dahili davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mirasbırakan Fatma Metin’in dava konusu 411 sayılı parseldeki payını davalıya temliki işleminin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalı ve dahili davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı ve dahili davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince,
Bilindiği üzere, mahkemelerce verilen kararların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/2.) maddesinde belirtildiği üzere, her bir istek hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi ve infaza imkan sağlayacak içerikte bulunması zorunludur.
Öte yandan, muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davalarda dava değeri, taşınmaz ya da taşınmazların belirlenen değerinin davayı açan mirasçı ya da mirasçıların payına isabet eden değeridir.
Somut olayda, mirasbırakan Metin’in mirasçılık belgesi temin edilmeden, eşi İbrahim ‘e ait mirasçılık belgesi esas alınarak açık olmayacak, şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulduğu gibi yargılama harç ve vekalet ücretinin taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden davacının miras payına isabet edecek kısım dikkate alınarak hesap edilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mirasbırakan Metin’in mirasçılık belgesi temin edilerek, davacının miras payı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı ve dahili davalıların temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.