Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7862 E. 2014/15665 K. 14.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7862
KARAR NO : 2014/15665
KARAR TARİHİ : 14.10.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

Taraflar arasındaki davadan dolayı Yumurtalık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.05.2013 gün ve 2011/347E-2013/110K sayılı hükmün onanmasına dair 22.01.2014 gün ve 2013/15163 E.- 2014/868 K. sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, tetkik hakimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı; mirasbırakan annesinin isminin 116 ve 196 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “… kızı …” yazıldığını belirterek anılan parsellere ait tapu kayıtlarındaki paylı malikin isminin … kaydına göre “… kızı …” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, talebin kabulüne yönelik verilen karar davalının temyizi üzerine Dairece onanmıştır.
Nevarki dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; talep konusu 116 ve 196 parsel sayılı taşınmazların 1957 yılında yapılan kadastro tesbiti sırasında Şubat 315 tarih 6 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tapu maliki … oğlu …’in 1330 yılında öldüğü, geride eşi …’dan olma çocukları …, …, … ve … ile önceki eşinden olma kızı … …’nun kaldığı, tapu maliki … oğlu …’in eşi …’nun ilk eşi …’ten olma kızı …’nın olduğu belirtilerek … kızı …, … kızı … ve diğer mirasçılar adlarına paylı mülkiyet üzere tesbit ve tescil edildikleri, davacının miras bırakanı …’ın babasının adının … oğlu … olmayıp, … oğlu … olduğu, annesinin adının … değil … olduğu, … ve … isimli kardeşlerinin bulunmayıp sadece … isimli kardeşinin olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda davacının mirasbırakanı …’ın üst soy aile … kayıt tablosuyla talep konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında yeralan bilgiler örtüşmemektedir.
Diğer taraftan mahkemece taşınmazlar başında yapılan keşifte dinlenen iki yerel bilirkişi; talep konusu taşınmazların … … isimli kişiye ait olduğunu, davacının mirasbırakanı …’nında … …’in kızı olduğunu, taşınmazları … … çocukları olan …, … ve … isimli erkek çocuklarının kullandığını, …’ın kullanıp kullanmadığını bilmediklerini belirtmişlerdir. Davacının mirasbırakanı olan …’ın sadece … isimli tek kardeşi bulunmaktadır. …’da ölmüş olup …, … isimli erkek çocukları olmayıp , … isimli erkek çocukları ve pek çok kız çocuğu vardır.Dolasıyla davacının murisi …’ın üst soy aile … kayıt tablosu keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımlarıyla da örtüşmemektedir.
Bunlardan ayrı davacının eldeki davadan önce annesi “… kızı …’ın” aynı taşınmazlardaki paylı malik “… kızı …” olduğunu ileri sürerek dava açtığı, Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2008 gün 2007/127E-2008/31K sayılı kararıyla talebin reddine karar verildiği, 14.Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt
düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2- … Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin … kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin … kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve … bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereği yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
Şöyleki, talep konusu taşınmazlara kadastro tesbiti sırasında revizyon gören (uygulanan) Şubat 315 tarih 6 sıra nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gitti kayıtları ile birlikte getirtilmediği, davacının miras bırakanına ait vukuatlı aile … kayıt tablosuyla revizyon tapu kayıtlarında yeralan bilgilerle karşılaştırma yapılmadığı, kadastro tespit tutanağında belirtilen “… ve … kızı …” adına … kütüğünde kayıt olup olmadığının … Müdürlüğünden sorulmadığı, duruşmada dinlenen bir davacı tanığının anlatımlarının da yetersiz olduğu görülmektedir.
O halde; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak talep konusu taşınmazlardaki paylı malik “… kızı …” ile davacının miras bırakanı “… kızı …’ın” aynı kişi olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılıp elverdiğince yaşlı tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Anılan bu husus davalının karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, karar düzeltme isteğinin HUMK.’nun 440. maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin 22.01.2014 gün ve 2013/15163E-2014/868K sayılı onama kararının açıklanan nedenlerden dolayı ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 17.05.2013 gün ve 2011/347 Esas – 2013/110 Karar sayılı hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.