Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/8016 E. 2014/12126 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8016
KARAR NO : 2014/12126
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

MAHKEMESİ : BEYKOZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2012
NUMARASI : 2010/268-2012/265

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 270 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kayden … İbni İsmail Ağa Vakfı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, kayden maliki olduğu 270 ada 12 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, yargılamaya katılmamış, daha önce taraflar arasında görülen Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2007 tarih, 2007/10 esas, 2007/123 Karar sayılı dosyada kendisine tebligat yapılan adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre dava dilekçesinin tebliği yapılmıştır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı ecrimisil istenen dönemlerde davalının haksız kullandığı, bilirkişilerce belirlenen ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, davada usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan, usul ve yasaya aykırı işlemlerle sonuca gidildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; yargılamanın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi (HUMK’un 73. maddesi), uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın 36. maddesiyle en temel hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı karşısında, mahkeme tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usûlüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Esasen, taraf teşkilinin sağlanması Anayasa’nın 90/son maddesi aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.
Somut olayda ise, davacı idare tarafından daha önce davalı aleyhine aynı taşınmazın ikametgah olarak haksız kullanımı nedeniyle 01.01.2004-31.10.2006 dönemleri için ecrimisil istekli dava açıldığı, o davada davalının dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki … mahallesi, … sok, No: 35, ../Beykoz adresine usulüne uygun tebligat yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2007 tarih, 2007/10 esas, 2007/123 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın derecattan geçmek suretiyle 28.12.2007 tarihinde kesinleştiği, bu arada 15.07.2007 tarihli ve 13.07.2009 tarihli tutanaklar ile dava konusu taşınmazı davalı F.. G..’in boş olarak davacı idareye teslim ettiğinin belirlendiği görülmektedir.
O halde, 31.08.2010 tarihinde açılan eldeki davada, davalı F.. G..’in boş olarak davacı idareye teslim ettiği önceki adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan ilanen tebligatların usulüne uygun olduğunu, başka bir deyişle davalının davadan haberdar edildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; öncelikle dava dilekçesinin davalı F.. G..’e yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esası hakkında bir hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda eksik taraf huzuru ile karar verilmesi doğru değildir.
Davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.