Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/8106 E. 2014/12217 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8106
KARAR NO : 2014/12217
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ : İSKENDERUN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2012/792-2013/1013

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, tapu kayıt malikinin, davacıların mirasbırakanları ile aynı kişi olduğunun tesbiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu kayıt malikinin davacıların mirasbırakanı ile aynı kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, dava konusu 3481 parsel sayılı taşınmaz paydaşı “Hacı Mahmut kızı Fatma” ile mirasbırakanları “Hacı Mahmut kızı F. K..”ın aynı kişi olduğunun tespiti istekli eldeki davayı açmışlardır.
Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İlgili sıfatıyla Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece, sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak telep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda; kabul kapsamına alınan taşınmaz bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Zira, dava konusu taşınmazın ilk tesisinden itibaren mirasbırakan adına tesciline dayanak teşkil eden (kadastro tutanakları, ifraz dosyaları, varsa mahkeme veya komisyon kararları gibi) tüm kayıt ve belgeler getirtilerek inceleme konusu yapılmadığı gibi, nüfus ve zabıta araştırması yapılarak, tapu kayıtları, dayanak belgeler ve nüfus kayıtları arasındaki bağlantı irdelenmeden sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazlara ilişkin ilk tesisinden itibaren tüm dayanak kayıt ve belgelerin getirtilmesi, nüfus ve zabıta araştırmalarının yukarıda belirtiltilen ilkeler doğrultusunda yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı tarafın bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.