YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8682
KARAR NO : 2014/17898
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : ÜNYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2012/338-2014/82
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar, davaya konu taşınmazlarda harici taksim yapıldığını, ancak harici taksim neticesinde hem kendilerine ve hem de davalılara isabet eden bölümlerin tamamının davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığını ve fındık mahsulünün toplanıldığını ileri sürerek, ecrimisil istemiyle eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazlarda davacılar ve davalılar ile dava dışı kişilerin paydaş oldukları taşınmazların yenileme suretiyle 01.12.2011 tarihi ile kayıtlı olup, önceki kayıtların dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olaya gelince, davacılar taşınmazların haricen taksim edildiğini ileri sürmüşler ancak mahkemece bu konuda hükme yeterli bir araştırma yapılmamış davacılar dava tarihinden geriye yönelik olarak 5 yıllık ecrimisil talebinde bulunmuşlar, ancak taşınmazların önceki kayıtları dosyaya getirtilmemiştir.
Hal böyle olunca dava konusu taşınmazların önceki kayıtları dosyaya getirtilerek, tarafların murislerinin taşınmazlarda paydaş olup olmadığının ve murislerinin ölüm tarihinin belirlenmesi taşınmazların tarafların murislerinden intikalen geldiğinin belirlenmesi halinde tanık beyanlarına göre davalılar taşınmazları murislerinin (babalarının) izni ile kullandıklarından, murisin ölüm tarihine kadar olan dönem için ecrimisil istenemeyeceğinin gözetilmesi tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanması, harici taksim veya fiili kullanma biçiminin oluşmadığının belirlenmesi halinde davaya konu taşınmazlarda davacıların çekişmesiz olarak kullanabilecekleri bir yer bulunup bulunmadığının saptanması fiili kullanma biçimi oluşmamışsa ve davacıların çekişmesiz olarak kullandıkları bölüm var ise davanın reddedilmesi aksi murisin ölüm tarihinden sonraki dönem için belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken değinilen hususları içermeyen biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.