YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8781
KARAR NO : 2014/12261
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2014
NUMARASI : 2013/1267-2014/430
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve eksik yazılan kimlik bilgilerinin de eklenmesi isteklerine ilişkindir.
Davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden mahkemece, dava konusu konusu 865 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bir kısım paydaşların kimlik bilgilerinin yanlış ve/veya eksik yazıldığı saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne var ki, tarafların tüm delilleri toplanıp tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu aynı yasanın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
HMK’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hakimin, istem sonucunu tam olarak karşılayacak şekilde taraflara tanınan hak ve yüklenen borçları açıkça göstermesi gereklidir.
Somut olayda, bilirkişi rapordaki tüm nufus bilgileri tekrar edilmek ve özellikle rapordaki muğlak ve tahmine dayalı ifadeler de aynen hükme dercedilmek suretiyle HMK’nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.