YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/930
KARAR NO : 2014/17391
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2013/1299-2013/1629
Taraflar arasında görülen tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve kayyımlığın kaldırılması davası sonunda, yerel mahkemece kayıt düzeltim isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan Oğuzeli Tapu Müdürlüğü vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ve kayyımlığın kaldırılması isteklerine ilişkindir.
Davacı; 11 parça taşınmazın paylı maliklerinden “H.. kızı B..’nin” babaannesi olduğunu, taşınmazların yönetimi için Gaizantep 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.02.2013 gün 2012/1466E-2013/338K sayılı kararıyla Oğuzeli Mal Müdürü Y.. A..’ın kayyım atandığını mirasbırakan babaannesinin nüfus kütüğünde “ H.. kızı B.. B.. ” olarak kayıtlı olduğu halde 11 parça taşınmazın tapu kaydında “H.. kızı B..” yazıldığını ileri sürüp, kayyım kararının kaldırılması ve paylı malik babaannesinin isminin nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteklerinde bulunmuştur..
Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda; “ Davanın kabulüne, 11 parça taşınmazın paylı maliki olan “H.. kızı B..’nin” soyadının eklenerek “Hüseyin kızı Behiye Battal” olarak tapuya tesciline” yönünde hükümkurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297.maddesine göre;”(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “şeklinde düzenlenmiştir.
Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır.
Nitekim, uzun süre uygulanan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 388 ve 389. maddelerinde de yer alan benzer hükümler nedeniyle, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir.
Somut olayda kısa ve gerekçeli kararda “davanın kabulüne” denildiği halde kayyımlık kararının kaldırılması isteği yönünde olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamıştır.
Hal böyle olunca, HMK’nun 297/1-c ve 2.maddesine uygun biçimde karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Davalı tapu sicil müdürlüğünün temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün yukarıda açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.