Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/9536 E. 2014/11351 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9536
KARAR NO : 2014/11351
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ : KÖRFEZ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2012
NUMARASI : 2007/13-2012/769

Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın ½ payının muvazaalı şekilde davalıya temlik edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan M.P..’ın 24/09/2006 tarihinde öldüğü, geriye davalı eşi ile çocukları Nursen, Ayşe ve Müfit’in mirasçı olarak kaldıkları, murisin dava konusu 773 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2130 parseldeki 1/2 payını 01/08/1994 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği, 2130 parselin imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 773 ada 1 ve 771 ada 29 parsellerin oluştuğu, 773 ada 1 parselin müstakilen davalı adına kayıtlı olduğu, tüm mirasçıların davaya muvafakat etmemesi nedeniyle terekeye temsilci tayin edilmesi istemiyle davacı tarafından açılan Körfez Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/41 E. sayılı dosyasında O.. Y..’ın tereke temsilci olarak atandığı ancak anılan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri sona erer.
Hal böyle olunca, mirasbırakan Mustafa Kemal Poyraz’ın terekesine temsilci atanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleştikten sonra davaya tereke temsilcisi hususu ile devam edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi dava 773 ada 1 numaralı parsele yönelik olarak açıldığı halde HMK’nun 26.maddesi gözardı edilerek istek aşılmak suretiyle dava edilmeyen parsellerin kabul kapsamına alınması da isabetsizdir.
Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.