Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/9941 E. 2014/11103 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9941
KARAR NO : 2014/11103
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2012/409-2013/639

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve temliken tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Emine Solmazlar’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, davalı, savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının savunma yoluyla temliken tescil isteğine yönelik bir hüküm tesis edilmemiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; çekişme konusu 19998 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kayden davacı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, komşu 19998 ada 3 parsel sayılı taşınmazda ise davalının ve dava dışı kişilerin paydaş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, kayden maliki olduğu 19998 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu parselden davalının taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı ise, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını, yaptığı bina bedelinin arzın bedelinden fazla olduğunu belirterek davanın reddini, aksi halde taşkın bölümün temliken adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kayden davacıya ait çekişme konusu 19998 ada 4 parsel sayılı taşınmaza haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın imar uygulaması sonrasında taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiği belirlenerek yazılı olduğu şekilde elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarına gelince; davacı elatmanın önlenmesi isteği yanında yıkım isteğinde de bulunmuş olup, taşkın yapının yıkımına karar verildiği taktirde dava dışı olan 19998 ada 3 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlarının hukukunun olumsuz etkileneceği ve telafisi imkansız zararlar doğacağı muhakkaktır.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmü gereğince; arazi mülkiyetinin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıktır.
O halde, yıkımı istenen binanın bulunduğu 19998 ada 3 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlarının davada yer almasının sağlanması, ondan sonra yıkım isteği bakımından bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan; davalı savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunduğu halde bu istek bakımından hüküm yerinde bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru değildir.
Diğer taraftan, kabule göre de, davanın kabulüne karar verildiğine göre, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin doğru şekilde kararda gösterilip davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik şeklide yargılama giderinin davalıdan tahsiline hükmedilmesi de isabetsizdir.
Davacının ve davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.