Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/15253 E. 2016/9620 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15253
KARAR NO : 2016/9620
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kök muris …’dan gelen çekişme konusu 9 no’lu bağımsız bölümün … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05/04/2011 tarih ve 2010/604 E 2011/129 K sayılı veraset ilamına dayanılarak davacıların murisi …’un mirasçısı bulunmadığından bahisle ona düşen pay … adına olacak şekilde … ve diğerleri adına el birliği mülkiyet üzere intikal ettiği, ancak … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10/12/2012 tarih ve 2012/260 E 2012/548 K sayılı veraset ilamı ile davacıların, muris …’un mirasçıları olduğunun tespit edildiği ve en son … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/09/2014 tarih ve 2014/165 E 2014/575 K sayılı ilamı ile … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10/12/2012 tarih ve 2012/260 E 2012/548 K sayılı veraset ilamının geçerli olduğunun tespitine karar verildiği ve bu kararın 30/10/2014 tarihinde kesinleştiği gözetilerek davanın kabul edilmesi doğrudur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 701. ila 703. maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır.
Somut olayda, çekişme konusu 9 no’lu bağımsız bölümün … ve diğerleri adına el birliği mülkiyet üzere kayıtlı olduğu sabittir.
Buna rağmen, bağımsız bölümün el birliği halinde mülkiyete tabi olduğu ve ortakların belirli bir payı bulunmadığı gözardı edilerek ½ pay yönünden iptal ve davacılar adına tescil kararı verilmesi doğru değildir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün, ( 1. ) bendinin hükümden çıkarılmasına, ( 1. ) bendin yerine ‘’ Davanın kabulüne, …, Mah., 660 ada 27 parselde bulunan 4. kat 9 no’lu bağımsız bölümde ortak olarak gözüken … Hazinesinin kayıttan çıkarılarak yerine davacılar İsmail kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı … adlarının yazılmasına ve tapu kaydına bu şekilde tesciline ‘’ cümlesinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.