Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/1652 E. 2017/5348 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1652
KARAR NO : 2017/5348
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Davacılar, davalı ile ortak mirasbırakanları İ…’in 1706 ada 3 sayılı parseldeki çekişme konusu 1 nolu bağımsız bölümün ferdileştirme öncesi koperatif üyeliğini davalı eşi …, adı geçenin de ferdileşme sonucu adına tescil edilen dava konusu bağımsız bölümü davacı …’in çocukları, kendisinin torunları, olan dava dışı … ve … satış suretiyle temlik ettiğini, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/50 E – 2008/44 K sayılı kararı ile anılan temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu tespit edilerek tapu kaydının miras payları oranında iptal ve tesciline karar verdiğini ve nihayetinde taşınmazda 3/8’er, dava dışı … ve … ise 1/8’er payları olduğunu, 05.05.2013 tarihinde ise davacı …’in taşınmazdaki payını diğer davalı …’e devrettiğini, davalının açılan tapu iptali ve tescil davası sırasında da şimdi de dava konusu taşınmazı kullandığını, anılan iptal ve tescil davasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği tarihte intifadan men şartının gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek haksız müdahalenin önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu bağımsız bölümde hiçbir zaman işgalci olmağını, 2008 yılından beri de paydaşlardan dava dışı … ve … evi kiraladığını, payları oranında aylık 60 TL kira bedeli ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haksız müdahalenin keşfen belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davalı …’nin 18.03.2014 tarihli celsede dava konusu bağımsız bölümde 15 yıldır oturduğunu beyan etmesi karşısında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine hasren temyiz itirazına gelince;
Elatmanın önlenmesi istenen 1706 ada 3 sayılı parseldeki dava konusu 1 nolu bağımsız bölümün keşfen belirlenen ve harcı tamamlanan değeri olan 60.000 TL ile hükmedilen ecrimisilin toplam değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece kabul edilen ecrimisil bedeli üzerinden davacılar lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4. bendindeki “Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.544,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 8.896,02 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, davacıların temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.