Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/2636 E. 2017/5222 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2636
KARAR NO : 2017/5222
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Davacılar, miras bırakanları …’in çekişme konusu 813, 660, 632, 634, 646 ve 24 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras bırakan adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, bu taleplerini mirasçılık payları oranında iptali ile adlarına tescili, bu kabul edilmediği takdirde, tasarrufların saklı payları oranında tenkisine şeklinde ıslah etmişlerdir.
Davalı, bakım borcunun yerine getirildiğini, temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan …’in, dava konusu taşınmazları ölümünden 27 gün önce davalı oğlu …’e ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde temlike konu edilen taşınmazların akit tarihindeki değerleri toplamının 134.819,00 TL miras bırakanın temlik dışı taşınmazlarının 27.361,00 TL değerinde olduğunun belirlendiği, bu durumda temlik edilen taşınmazların toplam değerinin tüm mamelekine oranının makul karşılanabilecek sınırı aşarak miras bırakanın hak dengesini gözetmediği anlaşıldığından, mirasbırakanın ölümünden çok kısa süre önce davalıya yaptığı temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu ispatlandığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.