YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17686
KARAR NO : 2020/1902
KARAR TARİHİ : 16.03.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası …’in 9 (eski 836) parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu …’a, 8 ( eski 1428 ) parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu Hasan’a satış suretiyle devrettiğini temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada davalı …’ın 1/3 payını Vedat’a, 1/3 payını Süleyman’a devrettiğini belirtip … davaya dahil edilmiştir.
Davalılar …ve …, davacı tarafından aynı taşınmazlar ile ilgili olarak Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/41 Esas sayılı dosyası ile yolsuz tescil hukuksal nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açıldığı, anılan davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar Vedat ve Hasan vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mirasbırakanın yaptığı temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.Öte yandan devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi ve kamu düzeniyle ilgili olduğundan re’sen gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; çekişme konusu taşınmazlardan 8 ( eski 1428 ) nolu parselin miras bırakan tarafından davalı oğlu Hasan’a temlik edildiği, Hasan tarafından da taşınmazın 1/3 payı üzerinde bırakılarak 1/3 payın Vedat’a, 1/3 payının ise Süleyman’a temlik edildiğine göre, davalılar adına kayıtlı bu paylar yönünden davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken,8 parsel sayılı taşınmaz yönünden bu husus göz ardı edilerek ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1. bendinde yer alan “Davalılar …, … ve … adına kayıtlı Muğla ili, Milas ilçesi, Dörttepe Mahallesi, Sığırtmaç Köyiçi mevkii 209 ada 8 parsel nolu taşınmazın üzerindeki tahkidatlar yansıtılmak kaydı ile Milas 2. Noterliğinin 17/02/2014 tarih ve 699 yevmiye numaralı veraset ilamında belirtildiği şekilde 1/8’lik payının iptali ile davacı … Adına kayıt ve tesciline”, ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Dava konusu Muğla İli, Milas İlçesi, Dörttepe Mahallesi, 209 ada 8 (eski 1428) parsel sayılı taşınmazda davalı … adına kayıtlı 1/3 , davalı … adına kayıtlı 1/3 ve davalı … adına kayıtlı 1/3 ‘er paydan Milas 2. Noterliğinin 17/02/2014 tarih ve 699 yevmiye numaralı veraset ilamındaki davacının 1/8 miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, kalan payların davalılar üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.