YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3089
KARAR NO : 2019/3179
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava dışı kardeşi ile ticaretle uğraştığını, maliki olduğu … sayılı parseldeki dava konusu 6 numaralı bağımsız bölümü kredi alınmasını sağlamak ve daha sonra iade edilmek üzere kızkardeşinin eşi olan davalı …’ya 10.10.2007 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, davalı …’nın HSCB’dan temin ettiği konut kredisi nedeniyle taşınmazın tapu kaydına 10.10.2007 tarihinde işlenen 365.590,00.-TL’lık ipoteğin 7.12.2009 tarihinde tapudan terkin edildiğini, krediyi şirketlerinin borçları için kullandığını ve tüm taksitlerin tarafından ödendiğini ancak davalı …’nın taşınmazı haber vermeden 8.10.2009 tarihinde davalı …’ya sattığını, yapılan bu işlemin de muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile, olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, devirlerin muvazaalı olmadığını, bedeli karşılığında yapılan gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… taraflar arasındaki ilişki ve çekişmenin çözüme kavuşturulması bakımından iddianın yazılı belge ile ispatı gerekmekte ve fakat böylesine bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakta ise de; güçlü delil niteliğindeki gerek davalı … ile eşi … arasında görülen boşanma davasında davalı …’nın verdiği cevap ve karşı dava içerikli 2.9.2010 tarihli dilekçesindeki beyanları, gerekse davalı … tarafından alınan konut kredisinin bir kısım taksitlerinin davacı, bir kısmının davacının ortağı olduğu ”Davetlisiniz” isimli şirket, bir kısmının ise davacının anne-babası tarafından yatırıldığına ilişkin banka dekontları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davalı …’ya inanç sözleşmesi gereğince temlik edildiği açıktır.Ne var ki, ikinci el konumundaki kayıt maliki davalı …’nun kötüniyeti davacı tarafından ispatlanamadığından bu davalının TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı gözetilerek tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak ilk el konumundaki davalı …’ya yapılan temlikin inanç sözleşmesi uyarınca yapıldığı sabit olduğuna göre, davacının tazminat isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılarak yargılama sonunda taleple bağlı kalınarak 200.000 TL tazminatın davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.05.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat gelmedi temyiz edilen davacı vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 15.20.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 21.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.