Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/434 E. 2019/1300 K. 26.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/434
KARAR NO : 2019/1300
KARAR TARİHİ : 26.02.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanı …’in, 10007 ada 1 parseldeki 20 nolu bağımsız bölümünü dava dışı kızı …’e verdiği vekaletname ile mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.02.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı … vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre ve özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi uyarınca herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu ancak iddianın kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı veya mirasçıların payına isabet eden değerdir.
Somut olayda dava 15.000,00 TL değer gösterilmek ve harçlandırılmak suretiyle açılmış, aşamada keşfen saptanan ve davacının miras payına isabet eden değer (51.562,00-TL) üzerinden harç tamamlanmıştır.
Bu durumda, davacının miras payına isabet eden değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. bendinde yazılı “21.900,00-TL” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “5.971,00-TL” ibaresinin yazılmasına , davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.