Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/1658 E. 2020/2447 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1658
KARAR NO : 2020/2447
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada:
Davacı, 151 ada 6 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre bina yapılması amacıyla davalılardan …’ya temlik edildiğini, davalının bina yapmadığı gibi, taşınmazı Hüseyin Bozdemir’e satış yoluyla devrettiğini, onun da diğer davalı …’e satış suretiyle temlik ettiğini, 2510 sayılı yasa gereği 10 yıllık takyidat süresi sonunda üzerinde tasarruf yapılmayan ya da amacı dışında kullanılan taşınmazlar için geri alım hakkı doğacağını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, olmazsa taşınmaz bedelinin davalılardan İbrahim’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Mehmet, tapu kaydına güvenerek işlem yaptığını, iyiniyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, mülkiyet hakkının üstün olduğu, şerhin 10 yıl süreli olup sınırlı etki doğurduğu, 2510 sayılı kanunun 30. maddesinde on yıl süre ile tasarruf edilmeyen yada amacına uygun kullanılmayan taşınmazların geri alım hakkı doğuracağına yönelik bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan kanununa eklenen Geçici 7. maddenin 3. fıkrasında “Mülga 2510 sayılı Kanunu göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder” hükmü uyarınca davanın reddine ilişkin verilen karar bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına
10.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.