YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2719
KARAR NO : 2020/3107
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca vakfına dönmesi gerektiği ileri sürülen taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle kayyım hesabına aktarılan kamulaştırma bedelinin tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı, 2492 ada 8 parsel sayılı … … Vakfından olan taşınmazın 1/2 payının… oğlu …, 1/2 payının … adlarına kayıtlı olduğunu, taşınmaz maliklerinin gaip olduğundan … Defterdarının kayyım tayin edildiğini, taşınmazın kamulaştırıldığı ve kamulaştırma bedeli 65.865 TL’nin kayyım hesabına aktarıldığını ileri sürerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 17. maddesi gereği 65.865 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının %10 taviz bedelini isteyebileceğini, kamulaştırma bedelinin tamamını isteyemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…çekişme konusu 8 parsel sayılı taşınmazın 30.12.1954 tarihinde kadastro ile… oğlu … ve … adlarına tescil edildiği gözetilerek, kadastro tespitine dayanak tüm belgelerin eksiksiz temini, getirtilecek ve dosyada mevcut belgelerdeki verilerden yararlanmak suretiyle adı geçenlerin nüfus kayıtlarının ve mirasçıları bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğünden sorulması, vakfın niteliğinin ve taşınmazın icareteynli ya da mukataalı vakıf taşınmazlarından olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde talep olmadığı halde kayıt maliklerinin gaipliğine de karar verilmiş olması ve davalı Kayyımın davada yasal hasım konumunda olduğu gözetilmeksizin harç, yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması da isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, bozma kararına uyulmuş olmakla kazanılmış hak kuralı uyarınca bozma kararında gösterilen şekilde inceleme yapılarak belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi zorunludur. Bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu tartışmasızdır. Ne var ki, eldeki davada mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmaya uygun işlem yapılmamış, kayıt malikleri… oğlu … ve …’in mirasçılarının bulunup bulunmadığı Nüfus Müdürlüğünden araştırılmamış, taşınmazın ilk tesisinden itibaren tüm tapu kayıtları, kadastro tespit tutanağı, tespite ve kayıt malikleri adına tescile esas belgeler getirilmemiş, ayrıca … … vakfının niteliği ve taşınmazın icareteynli veya mukataalı taşınmazlardan olup olmadığı tespit edilmemiştir.
Kabule göre de; kamu düzenine ilişkin olan harç konusu temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken bir husus olup, kazanılmış hakkın da istisnası olduğundan, davalı kayyım gaip kişilerin hak ve menfaatlerini korumak üzere, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca atandığına ve kayyım sıfatıyla temsil ettiği gaip kişilerin hak ve menfaatini korumak için eldeki davada davalı olarak yer aldığına göre, eldeki dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muafiyeti söz konusu olamaz. Bozma ilamındaki aksi yönde belirtilen kısmın maddi hataya dayalı olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen hususlar gözetilerek araştırma ve inceleme yapılması, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.