Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/1304 E. 2020/3433 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1304
KARAR NO : 2020/3433
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS

Taraflar arasındaki davadan dolayı … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.11.2017 gün ve 164-274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil ve tenkis isteklerine ilişkin olup; hüküm, davacılar vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere;1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise; temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki; kararın yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde, dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden Yargıtay’a gönderilmesi durumunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği (1.6.1990 günlü ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nca karara bağlanmıştır.
Öte yandan,Tebligat Kanununun 11/1.maddesi de “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise, bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer,tebligat birden fazla vekile yapılmış ise; bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir.
Somut olaya gelince;eldeki davanın … 2. Noterliği’nin 02.03.2010 tarihli 2869 yevmiye numaralı ve … 3. Noterliği’nin 18.12.2009 tarihli 10982 yevmiye numaralı vekaletnamelerine istinaden davacılar adına Avukatlar … ile … tarafından açılıp takip edildiği,anılan vekillerin vekillikten azillerinin ya da istifalarının söz konusu olmadığı,yargılama aşamasında davacıların 20.07.2017 tarihli 5031 yevmiye numaralı vekaletname ile vekil tayin ettikleri Avukat …’in 07.11.2017 tarihli son celseye katıldığı,hükmün,davacılar vekili Avukat …’a 12.01.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,davacıların diğer vekili Avukat …’e ise;gerekçeli kararın 30.01.2018 tarihinde ikinci defa tebliğ edilmiş olduğu,Avukat …’in ibraz ettiği 07.02.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca,yukarıda değinilen yasal düzenleme karşısında, hüküm, ilk tebliğ tarihi 12.01.2018 tarihine göre 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 07.02.2018 tarihinde temyiz edildiğinden, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.06.1990 gün, 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı ve (6100 sayılı Yasa’nın geçici 3.maddesi yollaması ile) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4.maddesi uyarınca davacılar vekilinin süresi içinde yapılmayan temyiz isteğinin REDDİNE, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.