Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/1615 E. 2020/5252 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1615
KARAR NO : 2020/5252
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 436 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün vekili davalı … tarafından vekâlet görevi kötüye kullanılmak suretiyle diğer davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, satıştan haberi olmadığı gibi, satış bedeli de ödenmediğini, davalıların el ve iş birliği içinde muvazaalı satış yaptıklarını, davalı … hakkında yaptığı şikayet üzerine … C. Başsavcılığının 2012/10859 sayılı hazırlık evrakı ile soruşturma yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazı davacının isteği ile diğer davalı …’na satış suretiyle temlik ettiğini, davacının satış bedelini doğrudan aldığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, devrin davacının bilgisi dahilinde usûlüne uygun yapıldığını, davacının aynı binada komşusu olup aralarında sürekli huzursuzluk bulunduğunu, halen … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1135 Esas sayılı dosyasında görülen derdest dava olduğunu, taşınmazın satılık olduğunu öğrenince davacının eşi ile aynı yerde çalışan… ile irtibata geçip 150.000,00 TL bedel ile taşınmazı satın aldığını, satış bedelini bir dairesini satıp, kalan kısım için de kredi çekmek suretiyle elden davacıya ödediğini, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kayıt maliki olmayan davalı …’a husumet yöneltilemiyeceği, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı ve davalı …’nun taşınmazı kötü niyetle edindiği iddialarının sabit olmadığı, satışın davacının rızası ve bilgisi dahilinde yapıldığı, satış bedelinin tahsili hususunun bu davada inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ … çekişme konusu taşınmazın davalı …’na temlikinin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiği, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları ile davalı …’nun aralarında ihtilaf olan ve aynı binada oturduğu davacıdan yukarıda açıklanan şekilde taşınmazı edinmesinde iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceği, bir başka ifadeyle vekil davalı … ile el ve işbirliği içinde hareket ettiği sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca; davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … … ve vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. … Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. davalı …’nun yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.540.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 6.147,20- TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.