YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2206
KARAR NO : 2020/5258
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanı İlyas’ın kayden maliki olduğu 1485 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 4 nolu bağımsız bölümünü 20.01.2004 tarihinde intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini fiilen birlikte yaşadığı davalı …’e satış suretiyle temlik ettiğini, adı geçenin de taşınmazı 03.04.2009 tarihinde eniştesi olan diğer davalı …’e yine satış suretiyle temlik ettiğini, anılan temliklerin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğunu, davalı …’in iyiniyetli olmadığını ileri sürerek davalı … adına olan kaydın iptali ile miras payı oranında adına tesciline, …’in iyiniyetli olduğu belirlenir ise de dava konusu taşınmazın rayiç bedeli üzerinden miras payı oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, muris ile yedi buçuk sene birlikte yaşadıklarını, bu sürede murisin tüm bakımının kendisi tarafından yapıldığını, dava konusu devrin gerçek olduğunu, mal kaçırma gayesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı …, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, murisin davalı …’e yaptığı kazandırmanın mal kaçırma amaçlı olmadığı, bu nedenle ikinci devrin de muvazaalı olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece “…Somut olaya gelince; miras bırakan İlyas’ın mal satmaya ihtiyacının ve özel bakıma ihtiyaç duyacak bir rahatsızlığı olmadığı gibi, davalı …’in de alım gücünün bulunmadığı, murisin gerçek amacının dava konusu taşınmazı davalıya bağışlamak olduğu, bağışlamanın da şekle tabi olup dava konusu temlikin anılan şekil şartına uymadığı, öte yandan davalı …’in davalı …’in eniştesi olup devrin gerçek satış işlemi olmadığını bilebilecek durumda olduğu açıktır. Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 20.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat Damla Yücel geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı … gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı …’in yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.540.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 1.696.28. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.