Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/2825 E. 2020/3191 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2825
KARAR NO : 2020/3191
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, maliki olduğu 107 ada 2 parsel sayılı taşınmazını … Belediyesi Encümen kararı uyarınca 295.872,00 TL bedelle davalı Belediyeye devrettiğini, davalı … ile yapmış olduğu protokol uyarınca satış bedelinin 90 gün içersinde ödeneceğinin ve ödemenin gerçekleşmemesi halinde taşınmazın iade edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak ihtara rağmen ödemenin veya taşınmazın iadesinin yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline ve geriye dönük 5 yıl için ecrimisile karar verilmesini istemiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davalı belediyenin protokol hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece “…Hemen belirtilmelidir ki; taraflar arasındaki asıl çekişmenin satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı, 6098 sayılı T.B.K. nun 246. (818 sayılı B.K. Nun 217.) maddesi delaletiyle TBK. nun 235. (818 sayılı BK. nun 211.) maddesi “Satılanın zilyetliği satış bedeli ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri alması, bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına bağlıdır.” hükmü değerlendirilerek taraflar arasında düzenlenen protokolde satış bedeli ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğinin kararlaştırıldığı saptanmak suretiyle iptal-tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi doğru olduğu gibi ecrimisil talep edilen dönemlerde davalının temerrüde düşürüldüğü gözetilerek ecrimisile hükmedilmesi de doğrudur. Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne var ki, çekişmeli 107 ada 2 parsel sayılı taşınmaz şuyulandırma sonucu 732 ada 1 ve 735 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü halde kaydı kapanan ve hukuki varlığını yitiren eski parsel üzerinden hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescili ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Somut olayda, davacının tapu iptali ve tescili ile ecrimisil isteklerinde bulunduğu, davanın her iki talep yönünden de kabulü halinde her bir talep için harçlandırılan dava değeri üzerinden davacı lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ancak, mahkemece verilen ilk kararda da, davacı lehine her iki talep için tek bir vekalet ücretine hükmedildiği ve bu hususun davacı tarafça temyiz edilmediği ve davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla; davacı vekilinin her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki temyiz itirazlarının reddine, Öte yandan, mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2014 yılına ait AAÜT uyarınca eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.Ne var ki, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün vekalet ücretine ilişkin 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine hükme 4. bent olarak “4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 89.035,33 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılmasına; davacı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.